- 1Terme Devlet Hastanesi Göz Klinigi, Samsun, Türkiye
- 2Ankara Atatürk Egitim Ve Arastirma Hastanesi, Ankara, Türkiye
- 3Atatürk Egitim Ve Arastirma Hastanesi, Göz Klinigi, Ankara, Türkiye
- 4Yozgat Bozok Üniversitesi Tip Fakültesi, Göz Klinigi, Yozgat, Türkiye
Corresponding Author: Gözyasi sistemindeki denge; göz konforunun, sagliginin ve optik kalitesinin devamliliginin saglanmasinda çok önemli bir role sahiptir. Toplumda en sik rastlanan gözyasi sistemi rahatsizligi kuru gözdür ve yapilan çalismalarda sikligi %10 ile %30 arasinda degismektedir.18,19 Gözyasi menisküs hacmini belirlemede gözyasi menisküs yüksekliginin (GMY) ölçümü uzun yillardir uygulanan, etkinligi kanitlanmis bir testtir. Yapilan çalismalarda GMY ile diger kuru göz tani testleri arasinda korelasyon gösterilmistir.20 Ön segment OKT, diger GMY ölçümü yöntemlerine kiyasla kolay uygulanabilir olmasi, invaziv olmamasi ve yüksek rezolusyona sahip olmasiyla günümüzde gözyasi menisküs dinamiginin degerlendirilmesinde popüler hale gelmis ve literatürde çesitli hasta gruplari ile yapilan çalismalar dikkat çekmektedir. FD-OKT (spektral OKT) time-domain OKT ye göre yüksek tarama hizi ve görüntü çözünürlügü sayesinde 2 kat daha detayli kesitsel görüntü saglar ve saniyede 26000 A-taramaya olanak verir. Saraç ve ark.21 FD-OKT ile yaptiklari ve 25 keratokonus (KK) hastasi ile 20 saglikli kisiyi kiyasladiklari çalismalarinda AGMY, AGMD ve AGMA’nin iki grup arasinda farklilik göstermedigini fakat α açisinin KK grubunda keratometrik güçle orantili olarak arttigi gösterilmistir. Bu sonuçla birlikte KK hastalarinda OKT ile gözyasi degerlendiriken kornea protruzyonundan etkilenmesi nedeniyle α açisinin kullanilmasinin hatali sonuçlar dogurabilecegi, daha kapsamli çalismalarla desteklendigi takdirde ise KK için tanisal degeri olabilecegini öngörmüslerdir . Sarac ve ark.22 OKT ile diurnal gözyasi ritmini degerlendirdikleri bir diger çalismada kuru göz hastalarinda ve normal bireylerde AGM parametrelerinde diürnal varyasyon gözlemisler fakat kuru göz hastalari ile normal bireyler arasinda AGM parametrelerinde anlamli farklilik saptamamislar ve olgu sayilarinin artirilmasi ve kuru gözlerin derecelendirilerek karsilastirilmasiyla diurnal ritm adina daha etkin sonuçlar görülebilecegini savunmuslardir . Bizim çalismamiz, diurnal ritm degisikliklerinden dogabilecek hatalari bertaraf etmek amaciyla öglen saatlerinde ayni ortam kosullarinda yapildi. Fakat tüm optimal kosullar saglansa da kuru göz hastalarinda özellikle geleneksel kuru göz tani testlerinde yanlis sonuçlar görülebilecegi literatürlerde gösterilmis ve bu sonuçlar kuru gözün multifaktöryel nedenli bir hastalik olmasina, testlerin degerlendirdikleri degiskenlerin farkliliklarina baglanmistir.23,24 Bizim çalismamizda kuru göz tani testleri tedavi öncesi iki grup arasinda anlamli düzeyde farkli olarak bulundu. Aköz gözyasi yetmezliginin degerlendirilmesinde gözyasi menisküs ölçümünün önemi uzun zamandir bilinmektedir.25 Yokoi ve ark.12 reflektif meniskometri ile yaptiklari çalismalarinda AGMY ve AGMA’yi kuru göz hastalarinda daha düsük bulmuslar. Biz de OKT ile ölçtügümüz AGMY ve AGMA parametrelerini Yokoi ve arkadaslarinin sonucuyla uyumlu olarak kuru göz hastalarinda anlamli derecede düsük bulduk. Shen ve ark.16 Kirk sekiz kuru göz hastasi ile 47 saglikli olgunun OKT ile üst ve alt gözyasi menisküsünü degerlendirdikleri çalismalarinda gözyasi menisküs derinligi, yüksekligi ve alani degerlerini hem alt kapak hem üst kapakta kuru göz hastalarinda anlamli düzeyde düsük bulmuslardir ve parametrelerden AGMY ve AGMD aköz yetmezligi degerlendirmede en iyi indikatör olduklari sonucuna varmislardir. Bizim çalismamizla uyumlu olarak Yuan ve ark.15 kuru göz hastalarinda normal göz kirpma sirasinda OKT ile ölçülen üst ve alt gözyasi menisküs yüksekligi ve hacmini normal bireylere göre anlamli oranda düsük gözlemlemislerdir . Kuru göz hastalarinda tedavinin 10. gününde Schirmer degerindeki artisin 1. ayda tedavi öncesi düzeylere gerilemesi; Schirmer testinin anestezili yapilsa dahi nazolakrimal refleks inhibe olmadigi için yanlis negatif sonuçlar verebilecegi esasina dayanilarak anlamli kabul edilmedi. Gözyasi kirilma zamaninda ise tedavi süresince saptanan artis istatistiksel olarak anlamli degildi. Tedavi ile olumlu sonuç alinmasina ragmen 1 aylik bir takibin GKZ’de degisiklik için yeterli olmadigi sonucuna varildi. OSDI skorunda tedavi sürecinde düsme; kuru göz hastalarinda tedaviye yaniti takip için semptom sorgulamasinin subjektif olsa dahi en önemli parametrelerden biri oldugu seklinde yorumlandi. Alt gözyasi menisküs yüksekligi ve AGMA ise tedavinin 10. gününde anlamli degisiklik göstermezken 1. ayda anlamli sekilde artmistir. Literatürde tedavi ile gözyasi menisküs degisikliginin degerlendirildigi benzer bir çalisma olmadigi için bu sonucun daha fazla hasta sayilariyla desteklendigi ek çalismalarla birlikte, kuru göz tedavisinde yaniti izlemde ön segment OKT’ nin semptom sorgulamasina yardimci objektif bir yöntem olarak kullanilabilecegi sonucuna varilmistir. Kuru göz tanisi ve tedavisinde çesitliligin çok olmasina ragmen semptomlar ve bulgular arasindaki korelasyon hala tartismali bir konudur. Alt göz kapagi menisküs parametreleri ile kuru göz tani testleri arasinda bazi korelasyonlar yapilan çalismalarda gösterilmistir.9 Nguyen ve ark.26 kuru göz hastalarinda subjektif semptom skoru, geleneksel klinik testler ve FD-OKT ile ölçülen AGM parametrelerini kiyasladiklari çalismalarinda Schirmer testi ile AGMY, AGMD ve AGMA arasinda pozitif korelasyon saptamislardir. Schirmer testinin gözyasi sekresyonunu ölçmesi, OKT de ise volümün degerlendirilmesi sebebiyle bu korelasyonun beklenen bir sonuç oldugunu belirtmislerdir. Yine ayni çalismada semptom skoru ile AGMA arasinda anlamli negatif korelasyon saptanmis, fakat semptom skoru ile Schirmer testi ve GKZ arasinda anlamli bir korelasyon saptanmamistir. Arastirmacilar semptom skoru her ne kadar kuru göz tanisinda subjektif bir yöntem olmasina ragmen klinik degerlendirmede ön planda oldugunu söylemislerdir. Biz de çalismamizda OSDI skoruyla AGMY ve AGMA arasinda istatistiksel olarak anlamli negatif bir korelasyon saptadik. Kuru göz hastalarinda tedavi ile Schirmer testinde ve GKZ sonuçlarinda kontrol grubuna yakin degerler elde edilememesi; bu iki testin tedaviye yanitta kullanilabilirligini sorgulamamiza neden olmustur. OSDI skoru ise semptom sorgulamasinin önemini birkez daha göz önüne serecek sekilde kuru göz grubunda tedavi ile kontrol grubuna yakin degerlere düsmüstür. OKT parametrelerinden AGMY, AGMA ve alfa açisinda kuru göz hastalarinda tedavi ile kontrol grubuna yakin degerlere ulasilmasi bize tedaviye yanitta OKT’nin kullanilabilirligini düsündürdü. Sonuç olarak GKZ ve Schirmer testi kuru göz tanisi koymada ve tedaviye yaniti izlemde tek basina yeteri kadar spesifik ve sensitif degildir. Semptom sorgulamasi skoru ise subjektif bir yöntem olmasina ragmen tanida ve takipte hala en önemli indikatördür. Ayrica tedavi ile GKZ‘de henüz bir degisiklik olmadan OKT parametrelerinde degisiklik olmasi erken tedavi monitorizasyonu açisindan baska çalismalarla desteklendigi takdirde kuru göz takibinde OKT’nin kullanilmasini daha önemli hale getirebilir. Çalismamizda ön segment OKT’nin hem kuru göz tanisinda hem de tedaviyi takipte kullanilabilecek non-invaziv, kolay uygulanabilen, güvenli bir test oldugu sonucuna vardik. AGMY ve AGMA ile OSDI skoru arasindaki korelasyonla da, semptom sorgulamada hastaya bagli faktörleri bertaraf edip yanlis sonuçlari engelleyecegini, özellikle bu iki parametrenin kuru göz tanisinda daha genis olgu sayili çalismalarla da desteklendigi takdirde önümüzdeki günlerde kabul edilirliginin artacagini öngördük. Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Gülizar Soyugelen Demirok, Terme Devlet Hastanesi, Samsun, Türkiye Tel.: +90505 821 94 98 E-posta: gsoyugelen@yahoo.com Gelis Tarihi/Received: 20.06.2012 Kabul Tarihi/Accepted: 01.02.2013
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 (CC BY-NC-ND) International License.
CC BY-NC-ND — Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 InternationalThe statements, opinions, and data contained in articles published in this journal are solely those of the individual author(s) and contributor(s) and do not necessarily reflect the views of the journal, its editors, editorial board, owner, or Galenos Publishing House.
Neither the journal nor Galenos Publishing House endorses or recommends any commercial product, process, service, institution, or organization that may be mentioned or advertised in the journal. The publication of advertisements, product information, or links to external websites does not constitute endorsement or approval by the journal or the publisher.
The journal, its editors, editorial board, owner, and Galenos Publishing House make reasonable efforts to ensure the accuracy and integrity of published content; however, they cannot be held responsible for errors, omissions, or any consequences arising from the use of information contained in the journal, to the extent permitted by applicable law.
Information published in the journal is intended for scientific and educational purposes and should not be considered a substitute for professional medical advice, diagnosis, or treatment. Readers should consult appropriately qualified healthcare professionals regarding individual medical conditions or treatment decisions.
External links are provided for informational convenience only. The journal and Galenos Publishing House are not responsible for the availability, accuracy, content, privacy practices, or policies of external websites.