- 1Ankara Üniversitesi Tip Fakültesi, Göz Hastaliklari Anabilim Dali, Ankara, Türkiye
Corresponding Author: Koroid hemanjiomunda RAS miktari tedavi yöntemini belirlemektedir. Minimal RAS varliginda TTT ve FDT etkin tedavi seçenekleri iken, yaygin RAS mevcut ise plak radyoterapi ve ERT uygulanmaktadir. Retina alti sivisinin gerileme paternine göre kombinasyon tedavileri gerekli olabilmektedir. Sinirli koroid hemanjiomu olgularinin tedavisinde FDT primer tedavi seçenegi olup literatürde birçok genis olgu serisinde basarili tedavi sonuçlari rapor edilmistir. Koroid hemanjiomlu olgularda FDT’yi ilk kez Madreperla bir tedavi yöntemi olarak tanimlamistir.13 Sinirli koroid hemanjiomlu 3 olguya birer seans standart (50J/cm2) isik dozunda FDT uygulamis, 2 hafta içerisinde subretinal sivinin tamamen çekildigini ve görmenin arttigini rapor etmistir.13 Jurklies ve ark.14 foveayi içeren subretinal eksüdasyonu olan 19 olguda 100J/cm2 isik dozunda 1-5 (ortalama 2,15) seans FDT uygulamislar ve ortalama 10,6 aylik izlemde tüm olgularda tümör kalinligi azalirken, olgularin %94’ünde eksüdasyonun kayboldugu görülmüstür. Zhang ve ark.15 25 olguda subfoveal lezyonlarda 50J/cm2 ve perifoveal lezyonlarda 75J/cm2 isik dozunda 1-2 (ortalama 1,08) seans FDT uygulamislar ve ortalama 35 aylik izlemde ortalama tümör kalinligi azalirken %28 olguda tam tümör regresyonu oldugunu belirtmislerdir. Boixadera ve ark.16 31 olguda 50J/cm2 isik dozunda 1-4 (ortalama 1,3) seans FDT uygulamislar ve 12 aylik izlemde ortalama tümör kalinligi azalmis, olgularin %93’ünde eksüdasyon kaybolmustur. Singh ve ark.17 10 olguda 50J/cm2 isik dozunda 1-2 (ortalama 1,2) seans FDT uygulamislar ve alti aylik izlemde tüm hastalarda subretinal sivida kaybolma ve tümörde regresyon oldugunu belirtmislerdir. Biz sinirli koroid hemanjiomlu 13 olguda 50J/cm2 isik dozunda 1-3 (ortalama 1,5) seans FDT uyguladik. Bir olgumuza ayrica 2 seans 750 mW TTT uyguladik. Olgularimizin %70’inde subretinal sivi kaybolmustur (Resim 1). Jurklies ve ark.’nin14 çalismasinda %73 olguda görme keskinliginde en az bir sira artis olurken %21 olguda görme korunmustur. Zhang ve ark.’nin15 çalismasinda %44 olguda görme keskinligi 4 sira ve üzerinde artis gösterirken %56 olguda korunmustur. Benzer sekilde Boixadera ve ark.nin çalismasinda görme %62,5 olguda artmis olup kalan %37,5 olguda degismemistir.16 Singh ve ark.’nin17 çalismasinda ise görme keskinligi hastalarin %80’inde korunmus veya artmistir. Literatürle uyumlu olarak bizim olgularimizin da %62’sinde görme keskinligi artarken %38’inde korunmustur. Çalismamizda sinirli koroid hemanjiomlu 11 olguda 1-3 (ortalama 1,8) seans TTT (300-1000 mW) uygulanmistir. Olgularimizin %73’ünde subretinal sivi kaybolmus, %27’sinde azalarak devam etmistir (Resim 2). Ayni sekilde Fuchs ve ark.nin 1-2 (ortalama 1,2) seans TTT (300-1100 mW) uyguladigi 10 sinirli koroid hemanjiomlu olgunun %80’inde subretinal sivi gerilemistir.18 Klinigimizde daha önce yapilan bir çalismada ise sinirli koroid hemanjiomu nedeniyle 1-3 seans TTT (300-1200 mW) uygulanan 38 olgunun (literatür taramasi ile elde edilen 28 olgu ve yazar tarafindan takip edilen 10 olgu) tamaminda subretinal sivinin kayboldugu, %95’inde ise tümör kalinliginin azaldigi belirtilmistir.8 Çalismamizda TTT uygulanan olgularin %64’ünde görme keskinliginde artis saptanirken, %27’sinde degisiklik olmamistir. Bir olguda ise görme keskinligi azalmistir. Fuchs ve ark.nin18 takip ettigi olgularin %40’inda görme keskinligi 3 sira artis gösterirken %60’inda korunmustur. Gündüz ve ark.’nin8 çalismasinda ise olgularin %77’sinde görme keskinliginin arttigi, %23’ünde ise degisiklik olmadigi gösterilmistir. Yaygin subretinal sivisi bulunan olgularda radyoterapi tercih edilmektedir. Radyasyon retinopatisi ve katarakt gibi radyoterapi yan etkileri koroid hemanjiomu tedavisinde uygulanan düsük dozlarda nadiren görülür. Bu çalismada büllöz retina dekolmani olan olgularda ekternal ya da plak radyoterapi uygulanmistir. Plak radyoterapide radyoaktif plak tümör üzerine yerlestirilir ve belirli bir süre orada birakilir. En önemli avantaji çevre dokulara çok az radyasyon yaymasidir. Ancak hem episkleral plak takilirken hem de uzaklastirilirken cerrahi islem gerektirir. Çalismamizda sinirli koroid hemanjiomlu ve yaygin RAS’i olan 1 olguda Ru-106 plak radyoterapi, 1 olguda Ru-106 plak radyoterapi+TTT; difüz koroid hemanjiomlu 1 olguda da yine Ru-106 plak radyoterapi+TTT uygulanmistir. Plak radyoterapide uyguladigimiz tepe dozu 20 Gy idi. Tüm olgularimizda subretinal sivi kaybolmustur (Resim 3). Zografos ve ark.’nin19 çalismasinda 41 koroid hemanjiomlu olgu (39 sinirli koroid hemanjiomu, 2 difüz koroid hemanjiomu) Co-60 plak radyoterapi (tepe dozu 40-60 Gy) ile tedavi edilmistir ve tedavi sonrasinda tüm gözlerde retina dekolmani yatismis, tümör yassi bir skar halini almistir. Yine Lopez Caballero ve ark. I-125 brakiterapi (tepe dozu 42-55 Gy) uyguladiklari 8 olgunun hepsinde subretinal sivida gerileme ve tümör regresyonu oldugunu belirtmislerdir.20 Bizim çalismamizda plak radyoterapi uygulanan olgularin 1’inde (%33) görme keskinligi artarken 2’sinde korunmustur. Zografos ve ark.nin19 çalismasinda da tedaviyle görmenin korundugu belirtilmistir. Ancak Lopez Caballero ve ark.’nin20 çalismasinda %75 olguda görme korunurken %25 olguda 2 sira ve üzerinde azalma rapor edilmistir. Bizim serimizde sinirli koroid hemanjiomlu ve yaygin RAS’i olan 3 olguda ERT, 1 olguda ERT+TTT; difüz koroid hemanjiomlu 1 olguda da yine ERT uygulanmistir. Radyasyon dozu 20 Gy idi. Olgularimizin %60’inda subretinal sivi kaybolmustur. Iki olgumuzda (%40) görme keskinligi artarken 3’ünde (%60) korunmustur. Oslo Üniversitesi Oftalmoloji Departmani Onkoloji Servisi’nde 2001’de Ritland ve ark. 9’u sinirli 10 koroid hemanjiomlu olguyu retrospektif olarak incelemislerdir. Hastalardan 9’u lens koruyucu ERT (20-24 Gy) ve 1’i Ru-106 plak radyoterapi (25 Gy) ile tedavi edilmistir. Tüm hastalarda retina dekolmani yatismis ve tümör kalinligi azalmistir. Sekiz yillik takipte 10 hastanin 8’inde (%80) en az 2 sira görme artisi olurken, hiçbir hastada görme keskinliginde azalma olmamistir.21 Çalismamizda koroid hemanjiomlu olgularda tedaviyle genelde görme keskinliginin korundugu ve bazi olgularda arttigi saptanmistir. Olgularimizda daha önceki çalismalarla uyumlu olarak tedaviyle iyi görsel sonuçlar elde edilmistir ve sekonder retina dekolmaninda gerileme oldugu gözlenmistir. Görmeyen agrili göz, neovasküler glokom ve komplike katarakti olan bir olgumuzda ise enükleasyon yapilmistir. Göz koruyucu tedavi yapilan olgularda tedavi sonrasi nüks gelismemistir. Çalismamizda retrospektif bir çalismanin kisitliliklari mevcuttur. Tedavi gruplarina homojen hasta dagilimi saglanamadigi için bu çalismada tedavi seçeneklerinin etkinlikleri birbirleriyle kiyaslanamamistir. Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Esra Savku, Ankara Üniversitesi Tip Fakültesi, Göz Hastaliklari Anabilim Dali, Ankara, Türkiye Tel.: +90 312 595 62 60 E-posta: esavku@yahoo.com Gelis Tarihi/Received: 31.07.2012 Kabul Tarihi/Accepted: 04.03.2013
Licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 (CC BY-NC-ND) International License.
CC BY-NC-ND — Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 InternationalThe statements, opinions, and data contained in articles published in this journal are solely those of the individual author(s) and contributor(s) and do not necessarily reflect the views of the journal, its editors, editorial board, owner, or Galenos Publishing House.
Neither the journal nor Galenos Publishing House endorses or recommends any commercial product, process, service, institution, or organization that may be mentioned or advertised in the journal. The publication of advertisements, product information, or links to external websites does not constitute endorsement or approval by the journal or the publisher.
The journal, its editors, editorial board, owner, and Galenos Publishing House make reasonable efforts to ensure the accuracy and integrity of published content; however, they cannot be held responsible for errors, omissions, or any consequences arising from the use of information contained in the journal, to the extent permitted by applicable law.
Information published in the journal is intended for scientific and educational purposes and should not be considered a substitute for professional medical advice, diagnosis, or treatment. Readers should consult appropriately qualified healthcare professionals regarding individual medical conditions or treatment decisions.
External links are provided for informational convenience only. The journal and Galenos Publishing House are not responsible for the availability, accuracy, content, privacy practices, or policies of external websites.